3 Ekim 2014 Cuma


ALMUS-NİKSAR-REŞADİYE TURU

ALMUS

Sabah kahvaltıdan sonra gezimize başlamak için aracımızla yola çıkıyoruz.Yeşil ile mavinin kucaklaştığı ilçemiz Tokat’a 36 kmdir. İlçedeki Baraj Gölü ilçeye hem doğal güzellik katmasının yanında balıkçılık açısından da önemli bir olgudur.
İlçe gezimize Merkez Cami’yi gezerek başlıyoruz. Tufan Tepe’ye çıkıp Baraj Gölü’ne yukardan bakıyoruz. Almus Barajı, balık üretimi ile su sporları açısından faydalanmak isteyenler için en uygun ortamdır.  Orman Evleri Mesire  alanına geçiyoruz.Yayla turizmi için Dumanlı Yaylası en uygun mekandır. Yörenin en yüksek dağı olan Tekeli(Dokuzlar) Dağı’nın eteğindeki Hubyar Tekkesi’nin semah kültürümüzde önemli bir yeri vardır.
Öğle yemeğinde kendimize balık ziyafet çekiyoruz.




NİKSAR TURU

Almus Barajı’nın üzerinden  geçip tarihin belli dönemlerinde başkentlik yapmış olan Niksar’a doğruyola çıkıyoruz. Yolda Musa Pınarı’ndan Niksar’a kuşbakışı yaptıktan sonra Niksar’da şair Emrah’ın ve   Cahit Külebi’nin ruhu ile buluşuyoruz. Niksar fatihi Danişment Melik Gazi ve silâh arkadaşlarını ziyaret ediyoruz. Ruhlarına Fatiha okuyoruz. Pers dönemine ait Niksar Kalesi’nden  panoramik fotoğraflar çekiyoruz.   Fatih Sultan Mehmed ve Yavuz Sultan Selim Hanların doğu ve Karadeniz seferlerine giderken ramazanı geçirip bayram namazlarını kıldıklarıilçe merkezindeki Ulu Cami’yi ziyaret ediyoruz.
Ayrıca ilçe merkezinde Kırkkızlar Türbesi, Leylekli Çeşme, Arasta Çeşmesi ve çarşısı, Lülecizade Kardeşler Çeşmesi, Hükümet Konağı, Softaoğlu Konağı, Çavuşoğlu Konağı’nı ve  Çöreğibüyük Camii ve Leylekli Köprü’yü gezdikten sonra Ayvaz Parkı’nda yorgunluk çayımızı yudumluyoruz.Yayla havası almak için Çamiçi Yaylası’nda kendimizi buluyoruz.Turumuzu tamamlayıp şifalı sular diyarı (Ayvaz,Guatr,Sarılık ve Frengi suları) olan Niksar’da konaklama. Akşam yemeği otelimizde.


 Sabah otelde  alınan kahvaltıdan sonra aracımızla Reşadiye’ye doğru yola çıkıyoruz.



REŞADİYE TURU

Termal banyosu, doğal güzellikleri ile meşhur bir ilçemizdir. Önceki adı İSKESFİR olan ilçenin adı, 1906 yılında Sultan Reşad’a ithaf edilerek REŞADİYE olarak değiştirilmiştir.  Sınırları içerisindeki 1,5 km2 lik Zinav Gölü’nde Kızılkanat(Aynalı Sazan) balıklar iştah kabartan cinstendir. Zinav Gölü Orman Bakanlı’ğınca  Doğal Hayatı Koruma Sahası olarak koruma alanı kapsamına alınmıştır. Çok sayıda göçmen kuşların konaklama alanıdır.Göllüköy Gölü Zinav’dan daha geniştir.Doğal güzellik açısından çok hoştur.
Selemen Yaylası, 1514’te Yavuz Sultan Selim’in   Çaldıran Seferi’ne çıktığında burada Cuma Namazını kılmasıyla meşhur olmuştur. Bu yaylanın bir özelliği de Cuma günleri burada alış verişin para ile değil, takas yoluyla olmasıdır.
Bu kadar yorgunluktan sonra hak ettiğimiz termal keyfini de ilçedeki kaplıcada sürüyoruz. Isısı 40 derece-49derece olan suyun litre başına 4 gr mineral özelliği ile birçok hastalıklara (kadın iç hastalıkları ve romatizmal hastalıklar ve deri hastalıkları) iyi geldiği bilinmektedir. Termal keyfinden sonra dönüş için yola çıkıyoruz.




TURHAL- ZİLE TURU
GÜNÜBİRLİK

TURHAL

Sabah kahvaltısından sonra aracımızda buluşuyor ve yola çıkıyoruz. İlçe sırasıyla Roma, Bizans, Danişment,Selçuklu, İlhanlı, Eretna, Kadı Burhanettin ve son olarak 1392’de Osmanlı Devleti’ne katılmıştır.
 Turhal ile Pazar ilçeleri arasındaki Tatlıcak Köyü’ndeki İlk Tunç Çağına ait olan Burga Höyük  maalesef korunamamıştır. İlçede önce 1759 tarihli Kesikbaş Camii’ni ve 1305 tarihli Şeyh Şehabettin Türbesi’ni ziyaret ediyoruz. Oradan Pontus Kralları Mihridatlar Kentiolan TALATURA(Turhal)’nın ortasında yükselenkaleye çıkıyoruz. Kale kalıntılarını ve panoramik olarak ilçeyi izledikten sonra Turhal Şeker Fabrikası’ndaki 1489 tarihli 26 metrelik Kocakavak görüldükten sonra Turhal Şelalesi’ne gidiyoruz.Hem öğle yemeği yemek hem de dinlenmek için uygun bir yerde mola veriyor ve turumuzun ikinci kısmı olan Zile ilçemize hareket ediyoruz.


ZİLE

      Önce Zile Kalesi’ne çıkıyoruz.  Sezar’ın ; “GELDİM, GÖRDÜM, YENDİM” sözünü söylediği Zile Kalesi’ni geziyoruz. Aşağı inip Eski Zile Evleri’ni gezerken meşhur Zile Leblebisini yemeye devam ediyoruz. Sonrasında tarih merkezi olan Maşat Höyük’e geçip Hititlerin 3000 yıllık izleriyle karşılaşıyoruz. Çeltek Baba ziyaretinden sonra hediyelik Zile Pekmezi’ni almayı da ihmal etmiyoruz. Gezimizi burada tamamlayarak dönüş için yola çıkıyoruz.



TOKAT – NİKSAR TURUÜ

Şehir içi turumuza Gazi Osman Paşa Bulvarı’ndaki Taşhan(Voyvoda Hanı) ve Gök medrese (Müze)’yi ziyaret ediyoruz. Hemen yakınındaki Tokat’ın meşhur el yazmalarını görmek için Yazmacılar Çarşısı’na uğrayıp sevdiklerimize hediyeler alıyoruz.Aracımızı Cumhuriyet Meydanı’nda bırakıp 8 asırlık tarih tüneli olan Halit Sokak’tan geçerek önce Ulu Cami’deki muhteşem sanatla karşı karşıya kalıyoruz.Bundan sonra Çift Arastalı Bedesten’i ve Takyeciler Camii’ni ziyaret ediyoruz.Hemen karşısında bulunan Nizamettin Yağıbasan tarafından yaptırılan Yağıbasan Medresesi’ni ve bitişiğinde bulunan Deveci Hanı’ndan sonra yaklaşık 9 asırlık Alaca Mescid ve Rüstem Çelebi Camii’ni ziyaret ediyoruz.Aşağı inerken Kazıklı Voyvoda’nın 2 yıl hapis yattığı Tokat Kalesi’ni seyrediyoruz.Yıldırım Bayezıt’in damadı olan Ali Paşa’nın kendi adına yaptırmış olduğu Ali Paşa Camii’ni ve türbesini ziyaret edip kapıdaki muhteşem taş işçiliğini inceledikten sonra aracımıza binip aynı yol üzerindeki ahşap ustalığının zirvesi olan Latifoğlu Konağı’nı içimize sindirerek geziyoruz.Mahmutpaşa Mahallesi’ndeki Mahmut Paşa Camii’nin direksiz mimarisini ve harika kalem işçiliklerini fotoğraflıyoruz.Biraz yukarıda Devegörmez Mahallesinde bulunan Atatürk Müze Evi’ni gezerken kendimizi Kurtuluş Savaşı’nın ruhuyla buluşturuyoruz.Geri dönüşte yol üzerinde bulunan Mevlevihane Müzesi’ni, Abdulhamid’in 1902 yılında Tokat’a hediye ettiği Saat Kulesi ile birlikte Hacı Behzad-ı Veli Camii’ni temaşa ederek şehir merkezindeki Gülbahar Hatun Camii’nin harika taş işçiliği olan kapısını ve yapısını incelerek gezimizin birinci bölümünü tamamlıyoruz.

Gezimizin ikinci bölümüne geçerken Pazar ilçemizde bulunan Mahperi Hatun Kervansarayı’ndaki öğle yemeğinde yiyeceğimiz meşhur Tokat Kebabı’nın tadı damağımızda kalıyor. Ardından Dünya’nın 8.harikası olan Ballıca Mağarası’na çıkıyoruz.95 metre yüksekliğinde 680 metre uzunluğundaki mağaranın bol oksijenini soluyarak 8 metre boyundaki 4,5 tonluk sarkıtları ve muhteşem dikitleri hayran hayran izliyoruz. Oradan geri dönüp Hıdırlık Köprüsü’nün yanından geçip tarihin belli dönemlerinde başkentlik yapmış olan Niksar’a doğru yola çıkıyoruz. Yolda Musa Pınarı’ndan Niksar’a kuşbakışı yaptıktan sonra Niksar’da şair Emrah’ın ruhu ile buluşuyoruz. Niksar fatihi Danişment Melik Gazi ve silah arkadaşlarını ziyaret ediyoruz. Ruhlarına Fatiha okuyoruz. Niksar Kalesi’nden Panoramik fotoğraflar çekip Ayvaz Parkı’nda yorgunluk çayımızı yudumluyoruz. Turumuzu burada tamamlayıp dönüş için yola çıkıyoruz.

BİR BAŞKA TURDA BULUŞMAK DİLEĞİYLE